Kısa Cevap: Uzlaşmak da Şikâyetten Vazgeçmek de Tek Başına Tazminat Hakkınızı Bitirmez; Bitiren Şey Çoğu Zaman İmzaladığınız İbranamedir
Trafik kazasında yaralandınız. Birkaç hafta sonra bir uzlaştırmacı aradı, sürücüyle "uzlaştınız"; ya da karakolda "şikâyetçi değilim" dediniz. Aylar sonra tedavi bitti, sakatlık kaldı ve sigorta şirketine başvurduğunuzda şu cevabı aldınız: "Uzlaşma var, tazminat isteyemezsiniz." 2023'e kadar bu cevap çoğu dosyada doğruydu. Bugün değil. Anayasa Mahkemesi, uzlaşma hâlinde tazminat davası açılamayacağını söyleyen hükmü 2023'te iptal etti; kanun koyucu 2024'te, uzlaşma sırasında bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan zararları açıkça yasağın dışına çıkardı; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi de 2025-2026 kararlarında yalnızca uzlaşmaya dayanan ret kararlarını bozuyor. Şikâyetten vazgeçmek ise zaten hiçbir dönemde tek başına tazminat hakkını düşürmedi. Buna karşılık gözden kaçan bir tehlike var: sürücüden para alırken imzalanan ibraname ya da açılmış davadan feragat. Yargıtay'a göre asıl sorumluyu ibra eden, onunla birlikte sorumlu olan sigorta şirketini de kurtarabilir.
Üç Kavramı Ayırın: Uzlaşma, Şikâyetten Vazgeçme, İbra
Bu üç işlem günlük dilde birbirine karıştırılır; hukuki sonuçları ise tamamen farklıdır. Sigorta şirketleri de ret yazılarında çoğu zaman üçünü aynı torbaya koyar.
| İşlem | Nerede, nasıl yapılır? | Ceza dosyasına etkisi | Tazminata etkisi |
|---|---|---|---|
| Uzlaşma (CMK m. 253) | Savcılığın ya da mahkemenin görevlendirdiği uzlaştırmacı önünde; edimli (para, özür vb.) ya da edimsiz olabilir. Sonuç uzlaştırma raporuna yazılır. | Kovuşturmaya yer olmadığına ya da davanın düşmesine karar verilir. | 2023'e kadar tazminat davasını tümüyle engelliyordu. Bugün engel, uzlaşma anında bilinen zararlarla sınırlıdır; o an tespit edilemeyen ya da sonradan ortaya çıkan zararlar için dava açılabilir. |
| Şikâyetten vazgeçme (TCK m. 73) | Karakolda, savcılıkta ya da duruşmada sözlü veya yazılı beyanla. | Suç şikâyete bağlıysa (basit taksirle yaralama gibi) soruşturma ya da dava düşer. | Kural olarak etkisi yoktur. Yalnızca hâkim önünde vazgeçerken şahsi haklardan da ayrıca vazgeçildiği açıklanmışsa hukuk davası açılamaz. |
| İbra ve feragat (TBK m. 132, HMK m. 307) | Sürücü, işleten ya da sigorta şirketiyle imzalanan ibraname; açılmış davada feragat dilekçesi ya da beyanı. | Doğrudan etkisi yoktur. | En ağır sonucu bu doğurur: ibra edilen borç sona erer; asıl sorumlunun ibrası sigortacıyı da kurtarabilir. |
Küçük bir not: trafik kazalarında taksirle yaralama suçu kural olarak şikâyete bağlıdır (TCK m. 89/5). Suç bilinçli taksirle işlenmişse (uygulamada alkollü araç kullanma ya da kırmızı ışık ihlali gibi hâller) basit yaralanma dışındaki yaralanmalarda şikâyet aranmaz; ölümlü kazalarda ise soruşturma hiçbir zaman şikâyete bağlı değildir. Uzlaştırma ise şikâyete bağlı suçlarda ve kanunda sayılan bazı suçlarda uygulanır. Ölümlü kazaların ceza boyutunu hapis cezası paraya çevrilir mi yazımızda ele aldık.
Uzlaşma: Eski Kural Neydi, 2023 ve 2024'te Ne Değişti?
5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesinin 19. fıkrasında yıllarca şu cümle yer aldı: "Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz; açılmış olan davadan feragat edilmiş sayılır." Mahkemeler bu cümleyi geniş yorumladı. Uzlaşma edimsiz olsa bile, mağdur zararının boyutunu bilmese bile tazminat davası reddedildi. Dahası, sürücüyle yapılan uzlaşmanın zorunlu trafik sigortacısına da "sirayet ettiği" kabul edildi; gerekçe, sigortacının sorumluluğunun sigortalısının sorumluluğuna bağlı olmasıydı. Sonuçta kazadan üç hafta sonra, hastane yatağında "uzlaştım" diyen bir yaya, yıllar sonra ortaya çıkan %58 sakatlığı için hiç kimseden tazminat isteyemiyordu.
İki gelişme bu tabloyu değiştirdi:
- Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı. Mahkeme, 26.07.2023 tarihli ve E. 2023/43, K. 2023/141 sayılı kararıyla fıkranın "Uzlaşmanın sağlanması halinde, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz;" bölümünü Anayasa'ya aykırı bularak iptal etti. Karar 18.10.2023 tarihli ve 32343 sayılı Resmî Gazete'de yayımlandı.
- 7531 sayılı Kanun. 14.11.2024 tarihli ve 32722 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Kanun'un 16. maddesi, aynı cümleyi bu kez bir istisnayla yeniden yazdı: "Uzlaşmanın sağlanması halinde, uzlaşma anında tespit edilemeyen veya uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar hariç, soruşturma konusu suç nedeniyle tazminat davası açılamaz."
Bedensel zararlarda bu istisna neredeyse kuralın kendisidir. Uzlaştırma görüşmesi çoğunlukla kazadan sonraki ilk haftalarda yapılır; sürekli iş göremezlik oranı ise tedavi tamamlandıktan sonra, çoğu zaman aylar sonra alınan sağlık kurulu raporuyla belli olur. Uzlaşma anında "tespit edilemeyen" zarar tam da budur.
Yargıtay 2025-2026 Kararları: Uzlaşma Gerekçeli Retler Bozuluyor
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, iptal kararını ve yeni düzenlemeyi derdest dosyalara uyguluyor. Üç karar tabloyu netleştiriyor.
01.02.2014 tarihli kazada yaya olarak yaralanan davacı ve çocukları, 19.02.2014 tarihli uzlaştırma raporuyla sürücüden toplam 4.000 TL alarak "başkaca maddi ve manevi edim talebi olmaksızın" uzlaşmıştı. Davacı yıllar sonra trafik sigortacısından sürekli iş göremezlik tazminatı istedi. İlk derece mahkemesi CMK m. 253/19 gereğince davayı reddetti; bölge adliye mahkemesi de uzlaşmanın müteselsil sorumlu sigorta şirketine sirayet edeceğini söyleyerek istinafı reddetti. Yargıtay, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararını ve 7531 sayılı Kanun'la getirilen istisnayı hatırlatarak işin esasının incelenmesi için kararı bozdu.
Elektrikli bisiklet sürücüsü, kendisine çarpan aracın sürücüsüyle soruşturma dosyasında edimsiz uzlaşmış; sürekli iş göremezlik, bakıcı gideri ve geçici iş göremezlik tazminatı için sigortacıya açtığı dava uzlaşma nedeniyle reddedilmişti. Davacı temyizde, uzlaşmanın sonuçları konusunda aydınlatılmadığını ve zararın niteliği bilinmeden tüm haklardan vazgeçilmiş sayılmasının sigorta hukukuyla çeliştiğini ileri sürdü. Daire, Anayasa Mahkemesi iptal kararlarının derdest davalarda derhal uygulanacağını, uzlaştırma tutanağının bu karar ışığında değerlendirilmesi gerektiğini belirterek kararı bozdu.
Bu kez dosya Sigorta Tahkim Komisyonu'ndan geliyordu. Sigortasız aracın karıştığı kazada yolcu olarak yaralanan başvuran lehine 408.000 TL sürekli ve 2.000 TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiş, karşı taraf temyizde "uzlaşma hususunda gerekli araştırmanın yapılmadığını" ileri sürmüştü. Daire, iptal kararı nedeniyle "soruşturma aşamasındaki uzlaşmanın eldeki tazminat davasına etki etmeyeceğini" belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararını onadı.
Pratik sonuç: sigorta şirketinin yalnızca "uzlaşma var" diyerek verdiği ret cevabı artık tek başına yeterli değildir; zararın uzlaşma anında bilinip bilinmediğine ve uzlaşmayla karşılanıp karşılanmadığına bakılması gerekir. Böyle bir cevap aldıysanız süreç sigorta şirketi ödeme yapmıyorsa izlenecek yoldan farklı değildir: yazılı başvuru, 15 günlük bekleme ve ardından Sigorta Tahkim Komisyonu ya da mahkeme. Tahkimde dosyalar ortalama 2-4 ayda sonuçlanır.
Asıl Tehlike: İbraname ve Davadan Feragat
Uzlaşma engeli büyük ölçüde kalktı; ancak aynı dosyalarda sıkça görülen ikinci bir işlem hâlâ tazminatı bitirebilir. Sürücü ya da araç sahibi, genellikle ceza dosyasından kurtulmak için bir miktar para öder ve karşılığında bir kâğıt imzalatır. O kâğıdın başlığı "uzlaşma" da olsa içeriği çoğu zaman ibradır: "maddi ve manevi tüm zararım karşılanmıştır, hiçbir alacağım kalmamıştır, davamdan feragat ediyorum."
03.09.2016'da kendisine araç çarpan yaya %58 oranında malul kalmış, ilk derece mahkemesi sürücü, işleten ve sigortacı aleyhine 246.961 TL sürekli iş göremezlik tazminatına hükmetmişti. Ancak davacı, yargılama sürerken sürücü ve işletenle 18.08.2017 tarihli bir ibraname düzenlemiş, 22.000 TL karşılığında haklarındaki maddi ve manevi tazminat davasından feragat etmiş; sigorta şirketine karşı davaya ise devam ettiğini bildirmişti. Ayrıca sürücüyle edimsiz uzlaşma da vardı. Bölge adliye mahkemesi davayı tümden reddetti. Yargıtay, uzlaşma nedeniyle ret kararı verilemeyeceğini açıkça söyledi; ama sonucu değiştirmedi: asıl sorumlu sürücü ve işleten hakkındaki davadan feragat, diğer müteselsil sorumlu yönünden de teselsülden feragat niteliğindedir ve sigortacı da sorumluluktan kurtulur. Ret kararı onandı.
İmza atılmışsa her şey bitmiş değildir. Karayolları Trafik Kanunu m. 111/2 uyarınca tazminat miktarına ilişkin olup yetersiz ya da fahiş olduğu açıkça belli olan anlaşma ve uzlaşmalar, yapıldıkları tarihten itibaren iki yıl içinde iptal edilebilir. Koşullarını ve süre hesabını ibraname yazımızda ayrıntılı anlattık.
Şikâyetten Vazgeçtim: TCK 73/7 Ne Diyor?
Kaza sonrası en sık söylenen cümlelerden biri "şikâyetçi değilim"dir; kimi zaman sürücü tanıdıktır, kimi zaman mağdur o an yalnızca hastaneden çıkmak ister. Türk Ceza Kanunu m. 73/7 bu beyanın tazminata etkisini dar tutar: kamu davasının düşmesi şikâyetten vazgeçmeden ileri gelmiş ve mağdur vazgeçtiği sırada şahsi haklarından da vazgeçtiğini ayrıca açıklamışsa artık hukuk mahkemesinde dava açamaz. İki koşul birlikte aranır.
16.03.2016'da yolun karşısına geçerken plakası belirlenemeyen aracın çarptığı yaya, soruşturmada şikâyetçi olmadığını bildirmiş; savcılık şikâyet yokluğundan kovuşturmaya yer olmadığına karar vermişti. Yaya, Güvence Hesabı'na karşı sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı davası açtı. Davalı, "şikâyetçi olmayan tazminat isteyemez" savunmasıyla istinafa gitti. Daire savunmayı reddetti: vazgeçmenin hukuk davasını etkileyebilmesi için kamu davası açıldıktan sonra hâkim karşısında şikâyetten vazgeçilmesi ve ayrıca şahsi haklardan da vazgeçildiğinin açıklanması gerekir; hazırlık soruşturmasındaki "şikâyetçi değilim" beyanı bu koşulları taşımaz, tazminat davası açma hakkı ortadan kalkmamıştır. Daire yeniden hüküm kurarak 142.103,12 TL maddi tazminata hükmetti.
Dikkat edilecek nokta duruşmadır. Hâkim, şikâyetten vazgeçen mağdura çoğu zaman "şahsi haklarınızdan da vazgeçiyor musunuz?" diye sorar. Bu soruya verilen "evet" cevabı tutanağa geçer ve tazminat davasını kapatır. Şikâyetinizi geri alacaksanız bile tutanağa "şahsi haklarım ve tazminat taleplerim saklıdır" yazdırın.
Uzlaşırken Alınan Para ve Sonradan Ortaya Çıkan Zarar
Edimli uzlaşmada sürücü bir bedel öder. Bu bedel tazminatın yerine geçmez, tazminata sayılır. Zarar bilirkişi tarafından hesaplandığında alınan tutar, ödeme tarihinden itibaren güncellenerek toplamdan düşülür; aynı zarar için iki kez ödeme alınamaz, ama eksik kalan kısım da istenebilir. 2026 tarihli bozma kararındaki dosyada 4.000 TL'lik edim üç kişiye ödenmişti; davacının sürekli iş göremezlik zararının bu tutarla karşılanmadığı açıktı ve Yargıtay işin esasına girilmesini istedi.
Bir sınırı da görmek gerekir: yeni düzenleme, uzlaşma anında bilinen zararlar bakımından dava yasağını korumaktadır. Araç hasarı ve değer kaybı gibi kalemler çoğu zaman uzlaştırma görüşmesi yapıldığında bellidir; bu kalemleri de talep edecekseniz ya uzlaşmadan önce sigorta şirketine başvurun ya da uzlaştırma raporuna bu taleplerinizin saklı olduğunu açıkça yazdırın.
Uzlaşmadan sonra ortaya çıkan zararlar ise bugün kanunun açık hükmüyle korunuyor. Tipik örnekler: tedavi bitiminde alınan raporla belirlenen kalıcı sakatlık, ikinci bir ameliyat ihtiyacı, uzayan iş göremezlik süresi, sonradan doğan bakıcı ihtiyacı. Hangi kalemlerin istenebileceğini yaralanmalı kazalarda iş göremezlik tazminatı yazımızda, manevi tazminatın neden sigortadan değil sürücü ve işletenden istendiğini manevi tazminat yazımızda anlattık. Yaya olarak yaralandıysanız yaya kazalarında tazminat hakları yazısı da işinize yarar.
Adım Adım: Uzlaştıysanız ya da Vazgeçtiyseniz Ne Yapmalısınız?
- Ne imzaladığınızı öğrenin. Savcılık dosyasından uzlaştırma raporunun ve ifade tutanaklarının örneğini alın. Raporda edim var mı, "başkaca talebim yoktur" yazıyor mu, ayrıca bir ibraname düzenlenmiş mi? Bu üç sorunun cevabı stratejiyi belirler.
- Tarihleri not edin. Uzlaşma ya da ibranın tarihi, KTK m. 111/2'deki iki yıllık iptal süresinin başlangıcıdır. Kaza tarihi ise zamanaşımını başlatır: KTK m. 109 uyarınca iki yıl, her hâlde on yıl; fiil suç oluşturuyorsa daha uzun olan ceza zamanaşımı uygulanır.
- Zararı belgeleyin. Tedavi tamamlandıktan sonra yetkili bir sağlık kurulundan kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun maluliyet raporu alın; iş göremezlik raporlarını, tedavi ve bakıcı giderlerine ilişkin belgeleri toplayın.
- Sigorta şirketine yazılı başvurun. KTK m. 97 gereği başvuru dava şartıdır. Şirket 15 gün içinde ödemez ya da "uzlaşma var" diyerek reddederse Sigorta Tahkim Komisyonu'na ya da mahkemeye gidilebilir. Ölümlü kazalarda yakınların talepleri için destekten yoksun kalma tazminatı yazımıza bakın.
- Yeni bir belge imzalamadan önce durun. Sürücü ya da sigorta şirketi ödeme teklif ediyorsa metnin ibra mı, kısmi ödeme makbuzu mu olduğuna bakın. Dava açılmışsa hiçbir davalı hakkında feragat beyanında bulunmayın.
Sıkça Sorulan Sorular
Yasal uyarı: Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; uzlaştırma raporunun ve varsa ibranamenin metni sonucu değiştirir. Mevzuat: 5271 sayılı CMK m. 253/19 (7531 sayılı Kanun m. 16 ile değişik); Anayasa Mahkemesi 26.07.2023, E. 2023/43, K. 2023/141 (RG 18.10.2023/32343); 5237 sayılı TCK m. 73, 85, 89; 2918 sayılı KTK m. 85, 91, 97, 109, 111; 6098 sayılı TBK m. 49, 54, 61, 132, 166; 6100 sayılı HMK m. 307. Yazıdaki kararlar UYAP içtihat kaynaklarından tam metin olarak doğrulanmıştır; bağlantılar Adalet Bakanlığı içtihat portalına gider.
Sigorta hukuku alanında çalışan avukat; araç değer kaybı, pert, araç mahrumiyeti, bedensel zarar ve Sigorta Tahkim Komisyonu uyuşmazlıklarında müvekkillerini temsil eder. Bu yazıdaki karar künyeleri kamuya açık içtihat kaynaklarından alınmış ve karar metinleriyle karşılaştırılarak doğrulanmıştır. Hakkında →